yağmur duası nasıl yapılır | Kapaklı Köyü Web Sitesi - Kapaklı Köyü Haberleri

Çeşitli Adet ve Gelenekler

28 Şubat 2010 Yazan  
Kategori Örf Adetler

Yurdumuzun her yanında görülen âdet ve gelenekleri  bizim köyde de görmek mümkündür. Fakat bazı adetlere başka yerlerde pek rastlamayız. Bu adetler tatlı bir sohbet vesilesi de olmaktadır. Bunları da burada belirtmek istedik.

1-Adım kesme : Bildiğiniz gibi küçük çocuklar yaşına girerken yürümeye başlarlar. Çocuklar bu yeni yürümeye alışma, çabalama devresinde sık sık düşerler. Bu düşmelerin ortadan kalkması ve çocuğun rahat rahat yürüyebilmesi için “adım kestirme” işlemi yaptırılır.  Bu iş Cuma günü, Cuma namazından ilk kişi tarafından yapılır. Yeni yürümeye başlayan çocuk abisi, ablası veya annesi tarafından Cuma namazı sırasında caminin önüne getirilir. Çocuğun iki ayağı bir ip ile bağlanır. Ayakların arası açıktır. Bir de makas veya bıçak getirilir. Bir de yumurta vardır. Namazı bitirip camiden ilk çıkan kişinin önüne çocuk ve makas uzatılır. Bu kişi makası alır, besmele çeker ve çocuğun ayağındaki ipi ortasından keser.  Bir de yumurtamız vardı. Bu yumurta adım kesme işleminin karşılığı olarak adım kesen kişiye verilir ve “Hakkını helal et” denir. O kişi de “Helal olsun, Allah gönlünüze göre versin” der ve işlem tamamlanmış olur.

2-Ferfere : Kelime anlamı olarak “erkek erkeğe” demek olan ferfere terimi Anadolu’da değişik yerlerde de bazı eğlenceler için kullanılmaktadır. Yaran Meclisi olarak bilinen, Çankırı yöresindeki eğlencenin köylerimize has bir çeşidi de ferferedir. Köyün gençleri ferfere yapma kararı alırlar ve görevlendirilen birkaçı “ferfere var” diyerek evleri dolaşırlar. Bu dolaşma sırasında erkekler, tabi ki özellikle gençler eğlenceye davet edilir. Ev sahipleri de bu davete yiyecek bir şeyler hediye ederek karşılık verirler. Burada leblebi, üzüm gibi çerezlerden tutun da bulgurdan tavuğa kadar her türlü hediye kabul edilir. Gençler Eski Mektepte toplanır. Bir taraftan “oyun çıkarma” dediğimiz, ortaoyununa benzer oyunlar oynanır, bir taraftan toplanan malzemeler hazırlanır, pişirilmesi gerekenler pişirilirir. Özellikle iyi oyunlar bilen, neşeli, hoş sohbetli kişiler mutlaka çağrılır. Çünkü, neşeli, oyun bilen insanlarla ferferenin tadı başka bir güzel olur. Hele hele Yünlü Ali denilen rahmetlik bir hemşerimizin çok güzel oyunlar çıkardığından hep bahsedilir. Bir oyun için ortaya çıkartılan kişi gelmek zorundadır. Bu kişiye belirli şakalar yapılır ise, katlanmak zorundadır. Küsmek, darılmak yoktur. Böyle yapan olursa, bir sonraki ferfereye alınmaz. Derken, güle oynaya, oyun yaparak, türkü çağırarak gece yarısı olur. Bu arada yemekler de pişip hazır edilmiştir. O akşam için görevli gençler sofraları kurar ve yine neşeli bir şekilde herkes karnını doyurur. Bir sonraki ferferede buluşmak dileğiyle herkes evlerine dağılır. Tabi ki bu tür eğlenceler güzü koyduktan sonra, boş vakitlerin olduğu sonbahar ve kış aylarında yapılır.

3-Yağmur duası : Köylerin genelde geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarım ve hayvancılık için en gerekli şey su, yani yağmurdur. Gerekli olduğu zamanlarda yağmur yağmayınca köylünün işi perişan olur. İşte böyle kurak zamanlarda, tek umut kalır, hep birlikte Allaha dua etmek, yalvarmak.  Bu topluca yapılan yakarışa “yağmur duası” adı verilir. Bu ilgi çekici Allaha yakarış töreni yurdumuzda hemen hemen her yerde yapılmaktadır. Bu törenler ufak tefek değişiklikler haricinde hepsi birbirine benzerler. Biz, köyümüzde yapılan yağmur duasından biraz bahsedelim.

Yağmur duası için önce Köy Kahyası veya Korucu dediğimiz kişi bir merkep ile kapı kapı dolaşır. Her haneden yumurta ve bulgur toplar. Malı-davarı çok olan hanelerden kurban etmek üzere birer koyun alınır. Bu malzemeler temin edilince, köyün çocukları toplanır. Hep birlikte Koş Dede türbesine gidilir. Köyün çocukları burada dualar eşliğinde 70.000 (yetmişbin) adet ufak taş toplarlar. Toplanan taşlar 6-7 un çuvalını doldurur. Bu taşlara, topluca ihlas ve fatiha duaları okunur. Ardından bilenler tarafından yağmur duası okunur. Çocuklar bu taşları toplarken yumurtalar pişirilmiştir. Okunan Kuran ve yapılan dualardan sonra pişen yumurtalar çocuklara dağıtılır. Taş toplarken yorulan çocuklar bu yumurtaları büyük bir iştahla yerler. Toplanıp dua okunan taşlar köyün çevresindeki göllere (genelde Sülük Gölüne) yine dualar eşliğinde atılır.

Kurbanlık için toplanan koyunlar 3’e ayrılır. Çünkü 3 ayrı yerde kurban kesilecektir. Bu yerler, Şıh Tepesi, Nişanlar ve Köyün içidir. Bu üç yerde koyunlar, dualarla kurban edilir. Kurban eti ve pilav pişirilir. Yeterli yağmuru vermesi için Allaha dualar edilir, kuran okunur, namaz kılınır. Sonra sofralar kurulur. Hep birlikte kurban eti ve pilav yenir. Tekrar dualar edilip, amin denilerek yağmur duası tamamlanır. Kurban eti ve pilav genelde Şıh Tepesi ya da Erenler Tepesi olarak bilinen ve bir Alperenin  mezarının bulunduğu tepede yenir idi.  Yağmur duasına katılanlardan dinlediğimize göre, hemen hemen her zaman, Şıh Tepesindeki yemekten sonra, köye dönerken mutlaka yağmur yağarmış. Hatta birkaç defa sofradan kalkmadan yağmur bastırmış ve tabi ki yemek tamamlanmadan millet köye doğru kaçmaya başlamış. Bu sebepten dolayı, yağmur yağdığı zaman herkes rahatça sığınacak bir yer bulsun diye son yağmur dualarında yemek için sofralar köyde kurulmuş. Yine yağmur yağmış. Fakat Şıh Tepesinde yemek yenildiği zaman daha bol ve daha kısa zamanda yağmur yağarmış. Bildiğim kadarıyla uzun zamandır yağmur duasına çıkılmıyor. İnşallah büyük kuraklıklar olmaz da yağmur duasına ihtiyaç duymayız.

Kaynak: Kasım ÇELİK